Blog

Sır Psikoloji

Blog

Mukemmeliyetcilikle-Basa-Cikma-Yollari-1200x800.jpg

20 Aralık 2024 Sır Psikoloji

Mükemmeliyetçilik, hepimizin az çok aşina olduğu bir kavram. Kimi zaman motivasyonumuzu artıran, bizi daha iyisini yapmaya iten bir güç gibi görünse de çoğu zaman hayatımızı zorlaştıran, bizi sürekli bir stres ve kaygı döngüsünün içine hapseden bir tuzak haline dönüşebiliyor.

Mükemmeliyetçiliği Anlamak

Mükemmeliyetçilikle başa çıkmanın ilk adımı, onu doğru bir şekilde anlamaktan geçiyor. Mükemmeliyetçilik, genellikle yüksek standartlar belirleme ve bu standartlara ulaşmak için yoğun bir çaba gösterme eğilimi olarak tanımlanır. Kulağa ilk başta olumlu gibi gelse de mükemmeliyetçilik, çoğu zaman hatalardan korkma, eleştiriye karşı aşırı hassasiyet, sürekli bir yetersizlik hissi ve başarısızlık korkusu gibi olumsuz duygularla beslenir.

Örneğin, üniversite yıllarımda tanıştığım bir arkadaşım vardı. Derslerinde oldukça başarılı, çalışkan ve azimli bir öğrenciydi. Ancak, bu başarısının arkasında derin bir mükemmeliyetçilik yatıyordu. Herhangi bir sınavdan yüksek bir not alamadığında kendini günlerce suçlar, en ufak bir hatayı bile affetmezdi. Bu durum, zamanla onun özgüvenini zedelemeye ve sosyal hayatını olumsuz etkilemeye başladı. Sınav dönemlerinde yaşadığı stres ve kaygı o kadar yoğundu ki uyku problemleri ve panik ataklar yaşamaya başladı. Ne yazık ki, bu durum onun akademik başarısını da olumsuz etkiledi ve sonunda okulu bırakmak zorunda kaldı.

Mükemmeliyetçiliğin kaynağı nedir?

Mükemmeliyetçiliğin kökleri, genellikle çocukluk dönemindeki deneyimlere dayanır. Aşırı eleştirel ebeveynler, sürekli başarı odaklı bir aile ortamı, koşullu sevgi ve kabul görme gibi faktörler, çocuklarda mükemmeliyetçi eğilimlerin gelişmesine zemin hazırlayabilir.

Örneğin, sürekli olarak “en iyi” olmaya zorlanan, başarıları övülürken hataları cezalandırılan bir çocuk, zamanla kendi iç sesini de eleştirel bir tona büründürebilir. Bu iç ses, sürekli olarak “yeterince iyi değilsin”, “daha fazlasını yapmalısın” gibi mesajlar vererek kişinin kendini sürekli olarak yetersiz hissetmesine neden olabilir.

Mükemmeliyetçiliğin belirtileri

Mükemmeliyetçiliğin belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Ancak, genel olarak aşağıdaki belirtiler mükemmeliyetçi kişilerde sıklıkla görülür:

  • Yüksek standartlar: Mükemmeliyetçi kişiler, kendileri ve başkaları için gerçekçi olmayan, aşırı yüksek standartlar belirlerler.
  • Hatalardan korkma: Mükemmeliyetçiler, hata yapmaktan aşırı derecede korkarlar ve hatalarını kişisel bir başarısızlık olarak algılarlar.
  • Eleştiriye karşı hassasiyet: Mükemmeliyetçiler, eleştiriye karşı aşırı duyarlıdırlar ve eleştiriyi kişisel bir saldırı olarak algılayabilirler.
  • Sürekli bir yetersizlik hissi: Mükemmeliyetçi kişiler, ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, sürekli olarak kendilerini yetersiz hissederler.
  • Başarısızlık korkusu: Mükemmeliyetçiler, başarısız olmaktan o kadar çok korkarlar ki yeni şeyler denemekten ve risk almaktan kaçınırlar.
  • Detaylara aşırı odaklanma: Mükemmeliyetçiler, detaylara o kadar çok odaklanırlar ki büyük resmi gözden kaçırabilirler.
  • Erteleme: Mükemmeliyetçi kişiler, “mükemmel” anı veya koşulları bekledikleri için işleri erteleyebilirler.
  • Aşırı öz eleştiri: Mükemmeliyetçiler, kendilerine karşı çok eleştireldirler ve sürekli olarak kendilerini yargılarlar.

Bu belirtileri kendinizde veya çevrenizdeki kişilerde gözlemliyorsanız, mükemmeliyetçilikle başa çıkma yollarını öğrenmek ve uygulamak önemlidir.

Mükemmeliyetçilikle Başa Çıkma Stratejileri

Mükemmeliyetçilik, doğuştan gelen bir özellik değildir. Sonradan öğrenilen bir davranış kalıbıdır ve bu nedenle değiştirilebilir. Mükemmeliyetçi düşünce ve davranış kalıplarını kırmak için kullanabileceğiniz bazı etkili stratejiler şunlardır:

Mükemmeliyetçi düşüncelerinizi sorgulayın

Mükemmeliyetçilikle başa çıkmanın ilk adımı, mükemmeliyetçi düşüncelerinizi fark etmek ve sorgulamaktır. “Her şeyi mükemmel yapmak zorundayım”, “hata yapmak kabul edilemez” gibi düşünceler, sizi sürekli bir stres ve kaygı döngüsünün içine hapseder. Bu düşüncelerin gerçekçi olup olmadığını, size ne kadar fayda sağladığını ve alternatif düşüncelerin neler olabileceğini kendinize sorun.

Örneğin, “bu raporu mükemmel bir şekilde hazırlamalıyım” diye düşünmek yerine “bu raporu elimden gelenin en iyisini yaparak hazırlayacağım ve bazı ufak tefek hataların olması normal” şeklinde düşünmeyi deneyebilirsiniz.

Standartlarınızı gözden geçirin

Mükemmeliyetçi kişiler, genellikle kendileri için gerçekçi olmayan, aşırı yüksek standartlar belirlerler. Bu standartlar, sürekli bir başarısızlık hissine ve hayal kırıklığına yol açabilir. Kendinize şu soruları sorun: “Bu standartlar gerçekten gerekli mi?”, “Bu standartlara ulaşmak için harcadığım çaba, elde edeceğim sonuca değecek mi?”, “Standartlarımı biraz daha esnetebilir miyim?”.

Örneğin, her zaman “A+” almak zorunda hissetmek yerine, bazen “B” veya “C” almanın da kabul edilebilir olduğunu kendinize hatırlatın. Unutmayın, önemli olan sürekli olarak mükemmel olmak değil, elinizden gelenin en iyisini yapmak ve sürekli olarak gelişmektir.

Hatalarınızı kabul edin ve onlardan öğrenin

Hata yapmak, insan olmanın doğal bir parçasıdır. Mükemmeliyetçiler, hatalarını kişisel bir başarısızlık olarak algılama eğilimindedirler. Ancak, hatalar, öğrenme ve gelişme için bir fırsattır. Hatalarınızı kabul edin, onlardan ders çıkarın ve aynı hataları tekrarlamamak için çaba gösterin.

Thomas Edison’un ampulü icat etme sürecinde binlerce kez başarısız olduğunu, ancak her başarısızlığın onu doğru yola biraz daha yaklaştırdığını hatırlayın. “Başarısız olmadım, sadece işe yaramayan 10.000 yol buldum” sözü, hataların öğrenme sürecinin doğal bir parçası olduğunu bize hatırlatıyor.

Kendinize şefkat gösterin

Mükemmeliyetçiler, genellikle kendilerine karşı çok eleştireldirler. Kendinize bir arkadaşınıza davranır gibi davranın. Hatalarınızı affedin, kendinizi destekleyin ve başarılarınızı kutlayın. Unutmayın, kimse mükemmel değildir ve siz de değilsiniz.

Kendinize şefkat göstermek için kullanabileceğiniz bazı yöntemler şunlardır:

  • Olumlu öz konuşma: Kendinize olumlu ve destekleyici şeyler söyleyin.
  • Minnettarlık pratiği: Sahip olduğunuz şeyler için minnettar olun.
  • Kendinize zaman ayırın: Hobilerinize, ilgi alanlarınıza ve sevdiklerinize zaman ayırın.
  • Fiziksel ihtiyaçlarınızı karşılayın: Yeterince uyuyun, sağlıklı beslenin ve düzenli egzersiz yapın.

Sır Psikoloji’den Destek Alın

Mükemmeliyetçilikle başa çıkmakta zorlanıyorsanız, Sır Psikoloji olarak size yardımcı olabiliriz. Kayseri’de bulunan merkezimizde, bireysel terapi, aile terapisi ve EMDR terapisi gibi çeşitli hizmetler sunuyoruz. Alanında uzman ve deneyimli psikologlarımızdan oluşan ekibimiz, size güvenli ve destekleyici bir ortamda, sorunlarınızın üstesinden gelmenize ve yaşam kalitenizi artırmanıza yardımcı olmayı amaçlıyor.

Hizmetlerimiz

  • Bireysel terapi: Mükemmeliyetçi düşünce kalıplarınızı kırmanıza, kendinize karşı daha şefkatli olmanıza ve daha sağlıklı başa çıkma mekanizmaları geliştirmenize yardımcı oluyoruz.
  • Aile terapisi: Aile içindeki iletişim ve etkileşim kalıplarını inceleyerek, mükemmeliyetçiliğin aile dinamiklerinden kaynaklanan nedenlerini ele alıyoruz.
  • EMDR terapisi: Geçmişte yaşanan travmatik olayların mükemmeliyetçilik üzerindeki etkisini azaltmaya yardımcı oluyoruz.

Sır Psikoloji ile iletişime geçin

Mükemmeliyetçilikle başa çıkmak için ilk adımı atın ve bizimle iletişime geçin. Size özel bir terapi planı oluşturarak, mükemmeliyetçiliğin olumsuz etkilerini azaltmanıza ve hayatınızı daha keyifli ve anlamlı hale getirmenize yardımcı olabiliriz.

Ayrıca okuyun: Kayseri Psikoloji EMDR Tedavisi



19 Aralık 2024 Sır Psikoloji

Hayatımızın her alanında, ister iş yerinde, ister okulda, isterse de sosyal çevremizde eleştirilerle karşılaşabiliriz. Eleştiri, bazen yapıcı ve faydalı olabilirken bazen de yıkıcı ve incitici olabiliyor.

Eleştirinin Kaynağını ve Amacını Anlamak

Her şeyden önce, size yöneltilen eleştirinin kaynağını ve amacını anlamaya çalışın. Eleştiriyi yapan kişi kim? Size karşı bir garezi mi var yoksa gerçekten size yardımcı olmak mı istiyor? Eleştirinin amacı sizi incitmek mi, yoksa size bir şeyleri fark ettirerek gelişmenizi sağlamak mı?

Örneğin, iş yerinde patronunuzun verdiği bir eleştiri, performansınızı artırmanız ve şirkette daha başarılı olmanız için bir yol gösterici olabilir. Ya da bir arkadaşınızın yaptığı bir eleştiri, sizi daha iyi tanımasına ve ilişkinizi güçlendirmesine yardımcı olabilir. Ancak, bazı insanlar eleştiriyi bir silah olarak kullanabilir ve sizi küçük düşürmek veya incitmek için bilinçli olarak olumsuz yorumlarda bulunabilirler. Bu tür eleştirileri ciddiye almamak ve mümkün olduğunca görmezden gelmek en doğrusudur.

Her eleştiri dikkate alınacak kadar değerli değildir. Önemli olan, eleştirinin kaynağını ve amacını iyi analiz etmek ve size fayda sağlayacak eleştirileri değerlendirmektir.

Duygusal Tepkilerinizi Kontrol Altında Tutmak

Eleştiri aldığımızda, ilk tepkimiz genellikle savunmaya geçmek veya karşı saldırıya geçmek olabilir. Ancak, duygusal tepkilerimizi kontrol altında tutmak ve sakin kalmak çok önemlidir. Öfkeyle veya üzüntüyle verilen tepkiler, durumu daha da kötüleştirebilir ve yapıcı bir diyalog kurulmasını engelleyebilir.

Bunun yerine, derin bir nefes alın ve eleştiriyi dikkatlice dinleyin. Karşınızdaki kişiye sözünü kesmeden ve savunmaya geçmeden önce ne söylemek istediğini anlamaya çalışın. Eleştiriyi anladıktan sonra, sakin bir şekilde kendi düşüncelerinizi ve duygularınızı ifade edebilirsiniz.

Örneğin, bir arkadaşınız size “Son zamanlarda çok dalgınsın, sanki beni dinlemiyorsun.” şeklinde bir eleştiride bulunduğunda, hemen savunmaya geçmek yerine “Haklı olabilirsin, son zamanlarda kafam biraz dolu. Dikkatimi dağıtan bazı sorunlar var.” gibi bir cevap verebilirsiniz. Bu şekilde, hem eleştiriyi kabul etmiş hem de kendi durumunuzu açıklamış olursunuz.

Eleştiriyi Değerlendirmek ve Öğrenmek

Eleştiriyi dinledikten ve sakinleştikten sonra, sıra eleştiriyi değerlendirmeye gelir. Eleştiri haklı mı? Gerçekten de eleştirilen konuda bir eksiğiniz veya hatanız var mı? Eğer öyleyse, bu eleştiriyi kendinizi geliştirmek için bir fırsat olarak görebilirsiniz.

Örneğin, öğretmeniniz size ödevlerinizde çok fazla yazım hatası yaptığınızı söylüyorsa, bu eleştiriyi dikkate alarak yazım kurallarına daha fazla dikkat edebilir ve yazımınızı geliştirebilirsiniz. Ya da bir arkadaşınız size çok fazla konuştuğunuzu ve başkalarına söz hakkı vermediğinizi söylüyorsa, bu eleştiriyi dikkate alarak daha iyi bir dinleyici olmaya çalışabilirsiniz.

Eleştiriyi değerlendirirken, kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

  • Bu eleştiriyi yapan kişi güvenilir biri mi?
  • Eleştiri somut ve belirgin mi?
  • Eleştirilen konuda gerçekten bir eksiğim veya hatam var mı?
  • Bu eleştiriyi dikkate alarak kendimi nasıl geliştirebilirim?

Eğer eleştiri haksız veya yersiz ise, bunu da sakin bir şekilde ifade edebilirsiniz. Ancak, eleştiriyi reddederken de saygılı ve yapıcı bir dil kullanmaya özen gösterin.

Eleştiriye Yapıcı Bir Şekilde Yanıt Vermek

Eleştiriyi değerlendirdikten sonra, eleştiriyi yapan kişiye yapıcı bir şekilde yanıt vermek önemlidir. Eğer eleştiriyi kabul ediyorsanız, bunu açıkça belirtin ve kendinizi geliştirmek için neler yapabileceğinizi sorun. Eleştiriyi kabul etmeseniz bile, karşı tarafın görüşlerine saygı duyduğunuzu ve eleştirisini dikkate aldığınızı ifade edin.

Örneğin, patronunuz size bir projede yaptığınız bir hatayı eleştirdiğinde, “Haklısınız, bu konuda daha dikkatli olmam gerekiyordu. Bir dahaki sefere aynı hatayı yapmamak için neler yapabilirim?” gibi bir cevap verebilirsiniz. Ya da bir arkadaşınız size giyim tarzınızı eleştirdiğinde, “Giyim tarzımın sana uymadığını anlıyorum. Ben kendimi bu şekilde rahat hissediyorum.” gibi bir cevap verebilirsiniz.

Eleştiriye yanıt verirken, şu noktalara dikkat edin:

  • Savunmaya geçmeyin.
  • Suçlamayın veya karşı saldırıya geçmeyin.
  • Kişiselleştirmeyin.
  • Saygılı ve yapıcı bir dil kullanın.
  • Kendi düşüncelerinizi ve duygularınızı açıkça ifade edin.

Eleştiriden Sonra Kendinize Odaklanmak

Eleştiri aldıktan sonra, kendinize odaklanmak ve moralinizi yüksek tutmak çok önemlidir. Eleştiri, özellikle de haksız veya incitici bir eleştiri ise, kendinize olan güveninizi sarsabilir ve moralinizi bozabilir. Ancak, unutmayın ki herkes hata yapabilir ve kimse mükemmel değildir.

Eleştiriden sonra kendinize zaman ayırın ve duygularınızı işleyin. Kendinize şefkat gösterin ve kendinizi eleştirmekten kaçının. Eleştiriyi bir öğrenme fırsatı olarak görün ve kendinizi geliştirmek için neler yapabileceğinize odaklanın.

Eleştiriyi Bir Fırsata Dönüştürmek

Eleştiri, başlangıçta olumsuz bir deneyim gibi görünse de, aslında kişisel gelişimimiz için bir fırsat olabilir. Eleştiriler, zayıf yönlerimizi görmemizi ve kendimizi geliştirmemizi sağlar. Eleştirileri dikkate alarak, daha iyi bir insan, daha iyi bir çalışan veya daha iyi bir arkadaş olabiliriz.

Eleştirileri bir fırsata dönüştürmek için şu adımları izleyebilirsiniz:

  • Eleştiriyi dikkatlice dinleyin ve anlamaya çalışın.
  • Duygusal tepkilerinizi kontrol altında tutun.
  • Eleştiriyi değerlendirin ve öğrenin.
  • Eleştiriye yapıcı bir şekilde yanıt verin.
  • Eleştiriden sonra kendinize odaklanın.
  • Kendinizi geliştirmek için adımlar atın.

Eleştirilerden kaçınmak mümkün değildir. Ancak, eleştirilere karşı doğru bir şekilde davranarak, onları kendi yararımıza kullanabiliriz.

Sır Psikoloji olarak, Kayseri’de bulunan aile danışma merkezimizde, bireylerin yaşam kalitelerini artırmalarına ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Eleştirilerle başa çıkma konusunda zorluk yaşıyorsanız, uzman psikologlarımızdan destek alabilirsiniz.

Hizmetlerimiz hakkında daha fazla bilgi edinmek ve randevu almak için web sitemizi ziyaret edebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Ayrıca okuyun: Kayseri Psikoloji Sınav Kaygısı


Ozguven-Gelistirme-Yontemleri-1200x800.jpg

9 Aralık 2023 Sır Psikoloji

Özgüven, hayatta başarılı olmanın ve mutlu bir yaşam sürmenin temel taşlarından biridir. Ancak bazen özgüven eksikliği insanların potansiyellerini tam anlamıyla kullanmalarını engelleyebilir.

Ayrıca okuyun: Çocuk Terapisi: Kayseri Psikologlar Arasındaki Uygulamalar

Özgüven Nedir?

Özgüven, kendinize olan inanç ve değerlendirmenizin bir sonucudur. Kendinize güvenmek, kendi yeteneklerinize, kararlarınıza ve kendinize duyduğunuz saygıya dayanır. Özgüven eksikliği, kişinin kendini yetersiz veya değersiz hissetmesine neden olabilir.

Özgüven Neden Önemlidir?

Özgüven, kişinin yaşamındaki birçok alanı etkiler. İşte özgüvenin neden önemli olduğuna dair bazı nedenler:

Başarı

Özgüven, başarılı olmanın temel bir bileşenidir. Kendinize güvendiğinizde, hedeflerinizi daha kolay bir şekilde belirleyebilir ve bu hedeflere ulaşmak için gereken adımları atmaktan çekinmezsiniz.

İlişkiler

İlişkilerde özgüven, başkalarıyla daha sağlıklı ve olumlu etkileşimler kurmanıza yardımcı olabilir. Kendinize güvendiğinizde, başkalarıyla daha rahat iletişim kurabilir ve daha tatmin edici ilişkiler geliştirebilirsiniz.

Mutluluk

Özgüven, kişinin genel yaşam memnuniyetini artırabilir. Kendinize güvendiğinizde, olumsuz düşüncelerin ve kendini eleştirinin etkisini azaltabilirsiniz, bu da daha mutlu bir yaşam sürmenize yardımcı olabilir.

Özgüven Geliştirme Yöntemleri

Özgüven geliştirmek için pek çok yol vardır. İşte bu yolculukta size rehberlik edebilecek bazı etkili yöntemler:

Kendinizi tanıyın

Özgüven geliştirmenin ilk adımı, kendinizi tanımaktır. Güçlü yönlerinizi ve geliştirilmesi gereken alanları belirlemek, kişisel büyüme için temel bir adımdır.

Olumlu kendine konuşma

Kendinize olumlu bir şekilde konuşmak, özgüveninizi artırabilir. Kendinize karşı nazik ve anlayışlı olun ve negatif öz-eleştiriyi azaltın.

Hedef belirleme

Hedef belirlemek, kendinize olan güveni artırmanın etkili bir yoludur. Küçük ve ulaşılabilir hedefler belirleyerek başlayın ve başarılarınızı kutlayın.

Kendinizi kabul edin

Kendinizi olduğunuz gibi kabul etmek, özgüveni artırmanın önemli bir parçasıdır. Kusurlarınızı kabul edin ve kendinizi sürekli olarak mükemmel olma baskısından kurtarın.

Yeni beceriler öğrenin

Yeni beceriler öğrenmek, özgüveninizi artırabilir. Bir konuda yetenek kazanmak, kendinize olan inancınızı güçlendirebilir.

Bedeninizi iyi bakım

Sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yapmak, özgüveninizi artırabilir. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve yeterince uyku, bedeninizi ve zihninizi destekleyebilir.

Destek gruplarına katılın

Özgüveninizi artırmak için destek gruplarına katılmak, benzer deneyimlere sahip insanlarla bağlantı kurmanıza yardımcı olabilir.

Özgüveninizi Artırın

Özgüven geliştirmek zaman alabilir, ancak bu yolculukta atacağınız adımlar sizi daha mutlu ve başarılı bir insan yapabilir. Kendinize olan güveninizi artırarak, hayatınızdaki fırsatları daha cesurca kucaklayabilirsiniz. Unutmayın, herkes özgüvenini artırabilir ve siz de bunu başarabilirsiniz. Kendinize güvenin ve başarının tadını çıkarın.

Ayrıca okuyun: Endişe Bozuklukları



8 Aralık 2023 Sır Psikoloji

İletişim, insan ilişkilerinin temel taşıdır. İyi iletişim becerileri, kişisel ve profesyonel ilişkileri geliştirmenin anahtarıdır.

Ayrıca okuyun: Çocuk Psikolojisi: Kayseri’de Uzman Psikologlar

İletişimin Önemi

İletişim, insanların düşüncelerini, duygularını ve ihtiyaçlarını paylaştığı bir süreçtir. İyi iletişim, insanların birbirlerini anlamasını, sorunları çözmesini ve bağlılıklarını güçlendirmesini sağlar.

İletişim Türleri

İletişim sözlü ve sözsüz olmak üzere iki ana türe ayrılabilir. Sözlü iletişim konuşma ve yazma yoluyla gerçekleşirken, sözsüz iletişim beden dilini, jestleri ve tonlamayı içerir.

Sözlü iletişim

Sözlü iletişim, kelimelerin kullanılmasıyla gerçekleşir. Konuşma becerileri, dilin doğru ve etkili bir şekilde kullanılmasını içerir. Aynı zamanda yazılı iletişim de sözlü iletişime dahildir.

Sözsüz iletişim

Sözsüz iletişim, beden dilinin, jestlerin, mimiklerin ve ses tonunun kullanılmasıyla gerçekleşir. Bir kişinin söylemedikleri de iletişimin önemli bir parçası olabilir.

İletişim Becerileri

Etkili iletişim becerileri geliştirmek için aşağıdaki alanlara odaklanabilirsiniz:

Dinleme becerileri

İyi bir dinleyici olmak, etkili iletişimin temelidir. İnsanları anlamak için aktif dinleme, empati yapma ve sorular sorma becerileri önemlidir.

İfade becerileri

Düşüncelerinizi ve duygularınızı açık ve net bir şekilde ifade etmek, iletişimin temel bir parçasıdır. İfade becerileri, kendinizi doğru bir şekilde ifade etmenize yardımcı olur.

Empati yapma

Empati, başkalarının duygularını anlama ve onları anladığınızı gösterme yeteneğidir. Empati yapmak, ilişkileri derinleştirir ve güçlendirir.

Beden dili

Beden dilini doğru bir şekilde kullanmak, iletişimin sözsüz bir yönünü oluşturur. Mimikler, jestler ve duruş, iletişiminizi destekler.

Aktif dinleme

Aktif dinleme, konuşmacıya odaklanma ve onun söylediklerini anlama sürecidir. Sorular sormak ve geri bildirim vermek, aktif dinlemenin bir parçasıdır.

İletişimde Sık Yapılan Hatalar

İletişimde sık yapılan hatalar, ilişkilerin zarar görmesine neden olabilir. Bu hatalardan kaçınmak önemlidir. İşte bazı örnekler:

İlgisiz dinleme

Konuşurken başkalarının söylediklerine ilgisiz davranmak, iletişimde sorunlara yol açabilir. İlgisiz dinleme, kişinin duygusal olarak uzaklaştığını gösterir.

Saldırgan dil kullanma

Saldırgan dil kullanmak, insanları incitebilir ve savunmacı bir tutum oluşturabilir. İletişimde nazik ve saygılı bir dil kullanmak daha etkili olabilir.

Önyargılı olma

Önyargılı olmak, insanları hızlıca etiketlemek ve yargılamak anlamına gelir. Önyargılı yaklaşımlar, iletişimi engelleyebilir.

Sorunları ifade edememe

Sorunlarınızı açık bir şekilde ifade etmek, ilişkilerde önemlidir. Sorunları erteleme veya bastırma, daha büyük sorunlara yol açabilir.

İletişimde İyileşme

İletişim becerilerinizi geliştirmek için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

Pratik yapın

İletişim becerileri pratiğe dayalı olarak geliştirilir. Daha fazla iletişim kurarak, becerilerinizi iyileştirebilirsiniz.

Geri bildirim alın

Başkalarından geri bildirim almak, iletişim tarzınızı anlamanıza yardımcı olabilir. İş arkadaşlarından, aile üyelerinden veya arkadaşlardan geri bildirim isteyin.

Empati geliştirin

Empati yapma becerilerinizi geliştirmek için farklı perspektifleri anlamaya çalışın. Başkalarının duygularını daha iyi anlamak için çaba sarf edin.

Kendinizi izleyin

Kendinizi izlemek, iletişim tarzınızı anlamanıza yardımcı olabilir. Hangi durumlarda daha iyi iletişim kurduğunuzu ve hangi durumlarda zorlandığınızı gözlemleyin.

Ayrıca okuyun: Özsaygı ve Özsaygı Eksikliği


Sır Psikoloji

Günümüzde yaşam koşullarının hızla değişmesi, bireyleri psikolojik, sosyal ve akademik yönden pek çok sorunla yüz yüze getirmektedir. Sorunlarımızla başa çıkabilmek için yalnızca kişisel gayretlerimiz yeterli gelememekte profesyonel bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır.

Bizler bu ihtiyacı fark edip 2016 yılında Sır Psikoloji Aile Danışma Merkezini kurduk.Kurumumuz T.C. Kayseri Valiliği tarafından ruhsatlandırılmış Aile Çalışma Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı özel bir kurumdur.

Amacımız, bireylerin yaşam kalitelerini artmasını sağlayıp, bireysel iyilik hallerine, psikososyal gelişimlerine katkı sağlamak bunun içinde Psikoloji biliminin bilgi ve birikimlerini danışanlarımızın hizmetine sunmaktır.

Copyright by Sır Psikoloji 2020. All rights reserved.